6 Ekim Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü: Yerkürenin Hafızasına Sahip Çıkalım

Her yıl 6 Ekim’de kutlanan Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü, bu yıl beşinci kez dünyanın dört bir yanında etkinliklerle karşılanıyor. UNESCO Genel Konferansı’nın Kasım 2021’deki 41. oturumunda ilan edilen gün, ilk kez 2022 yılında kutlanmıştı.

Jeoçeşitlilik; kayaçlar, mineraller, fosiller, topraklar, yer şekilleri ve bunları biçimlendiren jeolojik süreçlerin oluşturduğu doğal çeşitliliği ifade eder. Biyolojik çeşitliliğin üzerinde yükseldiği bu zemin, içme suyundan verimli topraklara, maden ve enerji kaynaklarından kültürel peyzajlara kadar gündelik yaşamımızın pek çok alanını doğrudan belirler. Ancak bir fosil yatağı ya da eşsiz bir mostra bir kez yok edildiğinde geri getirilemez. Jeolojik miras, yenilenemeyen bir mirastır.

Farklı tektonik birliklerin buluştuğu konumu sayesinde Türkiye olağanüstü bir jeoçeşitliliğe sahiptir. Kapadokya’nın peribacalarından Pamukkale’nin traverten teraslarına, ülkemizin ilk UNESCO Küresel Jeoparkı olan Kula-Salihli’nin genç volkanik konilerine uzanan bu zenginlik, hem bilim hem de sürdürülebilir turizm açısından büyük değer taşır.

Jeolojik Mirası Koruma Derneği (JEMİRKO) olarak, Türkiye’nin jeolojik miras alanlarının belirlenmesi, belgelenmesi, korunması ve toplumla buluşturulması için çalışıyoruz. Uluslararası Jeoçeşitlilik Günü vesilesiyle doğaseverleri, bilim insanlarını, eğitimcileri, yerel yönetimleri ve karar vericileri, çevrelerindeki jeolojik değerleri tanımaya ve onlara sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Yerkürenin 4,6 milyar yıllık hafızası taşlara yazılıdır. O hafızayı korumak, gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur.